Arabulucu Avukat | Arabuluculuk | Türkiye'de özel hukuk uyuşmazlıklarındaki Arabuluculuk uygulamaları

Arabulucu Avukat | Arabuluculuk

İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk

14 Ocak 2018

İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk

Arabuluculuk

Mahkemelerdeki iş yükü ve mevcut yoğunluk dolayısı ile davalarda süreç fazlasıyla uzun olabiliyor. Hem iş yükünün azaltılarak, adli süreçlerin daha kısa olmasının sağlanması hem de uyuşmazlıkların daha kısa süre içerisinde çözüme kavuşturulabilmesi hedefi ile Türk hukuk sisteminde ‘Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’ 7.6.2012 tarihli ve 6325 sayılı kanun ile yürürlüğe alındı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ nde (TBMM) yeni ‘İş Mahkemeleri Kanun Tasarısı’ kabul edilerek, yürürlüğe alındı. Bu yeni kanun ile birlikte 2012’den beri yürürlükte olan arabuluculuk faaliyetleri, zorunlu hale geldi. Daha önce arabuluculuk faaliyetleri için herhangi bir yasal zorunluluk bulunmuyordu ancak yeni İş Mahkemeleri Kanunu ile birlikte iş davalarının açılabilmesi için şart haline getirildi ve zorunlu oldu.

Bireysel ya da toplu iş sözleşmesine veya İş Kanunu’ na bağlı işçi ve işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebi ile açılan dava türlerinde, dava açılmasından evvel arabulucuya başvurulması zorunluluğu bulunuyor.

Zorunlu Arabuluculuk İş Kazalarını Kapsıyor mu?

İş davalarındaki arabuluculuk şartı, İş Mahkemeleri Kanunu’ nun 3, 11 ve 12. Maddelerini kapsamına almaktadır. Bu doğrultuda da iş kazası ya da meslek hastalıkları gibi durumlardan doğan maddi ve manevi tazminat ile ilgili olarak tespit, itiraz ve rücu dava türlerinde, davanın açılmasından evvel, ilk olarak arabulucuya başvurulması zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu konulara ilişkin olarak taraflar, doğrudan İş Mahkemesi’ ne başvuru gerçekleştirerek, davayı açabilmektedir.

Arabulucuya Nasıl Başvurulur?

İş davalarının tümünde olduğu gibi arabuluculuk başvurularına ilişkin olarak da önemli koşullar ve hususlar bulunur. Bu huşuların başında da arabulucuya başvuru usulü gelir. Özellikle de arabulucuya başvuruyu yapanın karşı tarafının birden fazla olması durumunda bu kişilerden birisinin ikamet adresinde ya da işin gerçekleştirildiği yerde bulunan arabuluculuk bürosuna başvuru gerçekleştirilmesi gerekir. Eğer bu noktalarda arabulucu bürosu bulunmamakta ise Sulh Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğü’ ne başvurunun yapılması gerekir. Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilmiş olan liste içerisinde büro tarafından belirlenmektedir. Buna karşın söz konusu uyuşmazlığın taraflarını oluşturan işçi ve işveren tarafından liste içerisindeki herhangi bir arabulucu ile ilgili olarak anlaşma sağlanması durumunda, faaliyetler bu arabulucu aracılığı ile gerçekleştirilmek üzere yönlendirilir.

Arabulucu Yetkisi İtirazı

Uyuşmazlıktan dolayı arabulucuya başvurunun gerçekleştirilmesinin ardından karşı taraf için en geç ilk toplantıda olacak şekilde arabuluculuk bürosunun mevcut yetkisine itiraz gerçekleştirebilme hakkına sahiptir. Bu halde arabulucu, söz konusu uyuşmazlık dosyasını doğrudan ilgili Sulh Hukuk Mahkemesi’ ne göndermek üzere büroya teslimini gerçekleştirir. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından harç ödemesi söz konusu olmadan uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk faaliyetlerini yürütecek, arabuluculuk bürosunun yetkilendirmesini dosya incelemesi üzerine gerçekleştirir.

Arabulucu Uyuşmazlık Çözüm Süreleri

Arabuluculuk faaliyetlerine yönelik yapılan başvurularda, görevlendirilen arabulucu tarafından yetkinin alındığı tarihten itibaren 3 hafta içerisinde neticelendirilmesi gerekir. Bu söz konusu 3 haftalık süreç, zorunluluk teşkil eden durumlarda ise arabulucu avukat tarafından en fazla 1 hafta daha uzatılabilmektedir.

Arabulucu Avukat Ankara

15 Ağustos 2016

Arabulucu Avukat Ankara

Yurt dışındaki başarılı uygulamaları da göz önüne alarak, Arabulucu  Danışmanlar ile; Sistematik Arabuluculuk teknikler uygulayarak, Arabulucu tarafından tarafların birbirlerini anlamalarını sağlayarak, uyuşmazlıkları en hızlı ve güvenilir şekilde çözme ulaştırma işlemidir.

Arabulucuk anlamı ve yaygınlaştırılması için Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı da yoğun çaba sarf etmekte olup; aşağıdaki bir kısım sorular da Bakanlık tarafından cevaplandırılmıştır. Yine Arabulucuların, arabuluculuk faaliyeti sonucunda düzenledikleri Arabuluculuk Tutanağı, Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı’na sunulmakta ve burada istatistik olarak da yayınlanmaktadır. Arabulucu Avukat Ankara, arabuluculuk konusunda işlemlerinizde faydalı olacaktır.

Dava  Öncesi Arabuluculuk: Henüz dava açılmadan önce, tarafların bir Arabulucu Avukat Ankara gidip uyuşmazlığı çözmek istemeleri uzlaşma durumudur.. Uyuşmazlık konusunda taraflar anlaşmaları durumunda, uzmaşlız konusunda dava açılmasına gerek kalmayacaktır. Taraflar, arabuluculuk süreci içinde bir anlaşmaya varamazlarsa, dava açabileceklerdir…

Dava esnasında Arabuluculuk: Dava aşamasında tarafların Arabulucu Avukat Ankara başvurması halidir.

Arabulucu Avukat Ankara başvuru yapılarak anlaşmanın avantajları şu şekildedir.

  • Uzlaşmada hiçbir baskı veya hüküm altında olmaksızın  hangi şartlarda anlaşacaklarına kendileri karar verirler. Dava boyunca yapmak zorunda kalacağınız tüm masraflardan ve zamandan tasarruf etmiş olursunuz.
  • Mahkemeye göre çok hızlıdır, bir kaç saatte dahi sonuca ulaşılabilmektedir. Sonuç tarafların kontrolündedir.
  • Güvenilirlik ve gizlilik önemlidir. Taraflar mahkeme önünde konuşamayacakları konuları burada rahatlıkla konuşabilirler. Psikolojik ve sosyolojik riski azdır. Yeni sorunlar doğurmaz.
  • Tarafların anlaştıkları yöntem ve çözüm tarzı esastır. Kendi verecekleri kararlar doğrultusunda esnektir.

Arabulucu Avukatı

ARABULUCULUK ARŞİVİNE GÖZ ATIN

Hukuki açıdan yaşadığınız sorunlarınızı ve sorularınıza ön bilgilendirme amaçlı
yazdığımız geniş kapsamlı makale arşivimiz ile sizde arabuluculuk konusuda bilgi edinin..

Tıklayın

İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk

14 Ocak 2018

İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk

Arabuluculuk

Mahkemelerdeki iş yükü ve mevcut yoğunluk dolayısı ile davalarda süreç fazlasıyla uzun olabiliyor. Hem iş yükünün azaltılarak, adli süreçlerin daha kısa olmasının sağlanması hem de uyuşmazlıkların daha kısa süre içerisinde çözüme kavuşturulabilmesi hedefi ile Türk hukuk sisteminde ‘Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’ 7.6.2012 tarihli ve 6325 sayılı kanun ile yürürlüğe alındı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ nde (TBMM) yeni ‘İş Mahkemeleri Kanun Tasarısı’ kabul edilerek, yürürlüğe alındı. Bu yeni kanun ile birlikte 2012’den beri yürürlükte olan arabuluculuk faaliyetleri, zorunlu hale geldi. Daha önce arabuluculuk faaliyetleri için herhangi bir yasal zorunluluk bulunmuyordu ancak yeni İş Mahkemeleri Kanunu ile birlikte iş davalarının açılabilmesi için şart haline getirildi ve zorunlu oldu.

Bireysel ya da toplu iş sözleşmesine veya İş Kanunu’ na bağlı işçi ve işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebi ile açılan dava türlerinde, dava açılmasından evvel arabulucuya başvurulması zorunluluğu bulunuyor.

Zorunlu Arabuluculuk İş Kazalarını Kapsıyor mu?

İş davalarındaki arabuluculuk şartı, İş Mahkemeleri Kanunu’ nun 3, 11 ve 12. Maddelerini kapsamına almaktadır. Bu doğrultuda da iş kazası ya da meslek hastalıkları gibi durumlardan doğan maddi ve manevi tazminat ile ilgili olarak tespit, itiraz ve rücu dava türlerinde, davanın açılmasından evvel, ilk olarak arabulucuya başvurulması zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu konulara ilişkin olarak taraflar, doğrudan İş Mahkemesi’ ne başvuru gerçekleştirerek, davayı açabilmektedir.

Arabulucuya Nasıl Başvurulur?

İş davalarının tümünde olduğu gibi arabuluculuk başvurularına ilişkin olarak da önemli koşullar ve hususlar bulunur. Bu huşuların başında da arabulucuya başvuru usulü gelir. Özellikle de arabulucuya başvuruyu yapanın karşı tarafının birden fazla olması durumunda bu kişilerden birisinin ikamet adresinde ya da işin gerçekleştirildiği yerde bulunan arabuluculuk bürosuna başvuru gerçekleştirilmesi gerekir. Eğer bu noktalarda arabulucu bürosu bulunmamakta ise Sulh Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğü’ ne başvurunun yapılması gerekir. Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilmiş olan liste içerisinde büro tarafından belirlenmektedir. Buna karşın söz konusu uyuşmazlığın taraflarını oluşturan işçi ve işveren tarafından liste içerisindeki herhangi bir arabulucu ile ilgili olarak anlaşma sağlanması durumunda, faaliyetler bu arabulucu aracılığı ile gerçekleştirilmek üzere yönlendirilir.

Arabulucu Yetkisi İtirazı

Uyuşmazlıktan dolayı arabulucuya başvurunun gerçekleştirilmesinin ardından karşı taraf için en geç ilk toplantıda olacak şekilde arabuluculuk bürosunun mevcut yetkisine itiraz gerçekleştirebilme hakkına sahiptir. Bu halde arabulucu, söz konusu uyuşmazlık dosyasını doğrudan ilgili Sulh Hukuk Mahkemesi’ ne göndermek üzere büroya teslimini gerçekleştirir. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından harç ödemesi söz konusu olmadan uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk faaliyetlerini yürütecek, arabuluculuk bürosunun yetkilendirmesini dosya incelemesi üzerine gerçekleştirir.

Arabulucu Uyuşmazlık Çözüm Süreleri

Arabuluculuk faaliyetlerine yönelik yapılan başvurularda, görevlendirilen arabulucu tarafından yetkinin alındığı tarihten itibaren 3 hafta içerisinde neticelendirilmesi gerekir. Bu söz konusu 3 haftalık süreç, zorunluluk teşkil eden durumlarda ise arabulucu avukat tarafından en fazla 1 hafta daha uzatılabilmektedir.

Arabulucu Avukat Ankara

15 Ağustos 2016

Arabulucu Avukat Ankara

Yurt dışındaki başarılı uygulamaları da göz önüne alarak, Arabulucu  Danışmanlar ile; Sistematik Arabuluculuk teknikler uygulayarak, Arabulucu tarafından tarafların birbirlerini anlamalarını sağlayarak, uyuşmazlıkları en hızlı ve güvenilir şekilde çözme ulaştırma işlemidir.

Arabulucuk anlamı ve yaygınlaştırılması için Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı da yoğun çaba sarf etmekte olup; aşağıdaki bir kısım sorular da Bakanlık tarafından cevaplandırılmıştır. Yine Arabulucuların, arabuluculuk faaliyeti sonucunda düzenledikleri Arabuluculuk Tutanağı, Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı’na sunulmakta ve burada istatistik olarak da yayınlanmaktadır. Arabulucu Avukat Ankara, arabuluculuk konusunda işlemlerinizde faydalı olacaktır.

Dava  Öncesi Arabuluculuk: Henüz dava açılmadan önce, tarafların bir Arabulucu Avukat Ankara gidip uyuşmazlığı çözmek istemeleri uzlaşma durumudur.. Uyuşmazlık konusunda taraflar anlaşmaları durumunda, uzmaşlız konusunda dava açılmasına gerek kalmayacaktır. Taraflar, arabuluculuk süreci içinde bir anlaşmaya varamazlarsa, dava açabileceklerdir…

Dava esnasında Arabuluculuk: Dava aşamasında tarafların Arabulucu Avukat Ankara başvurması halidir.

Arabulucu Avukat Ankara başvuru yapılarak anlaşmanın avantajları şu şekildedir.

  • Uzlaşmada hiçbir baskı veya hüküm altında olmaksızın  hangi şartlarda anlaşacaklarına kendileri karar verirler. Dava boyunca yapmak zorunda kalacağınız tüm masraflardan ve zamandan tasarruf etmiş olursunuz.
  • Mahkemeye göre çok hızlıdır, bir kaç saatte dahi sonuca ulaşılabilmektedir. Sonuç tarafların kontrolündedir.
  • Güvenilirlik ve gizlilik önemlidir. Taraflar mahkeme önünde konuşamayacakları konuları burada rahatlıkla konuşabilirler. Psikolojik ve sosyolojik riski azdır. Yeni sorunlar doğurmaz.
  • Tarafların anlaştıkları yöntem ve çözüm tarzı esastır. Kendi verecekleri kararlar doğrultusunda esnektir.

Trafik Kazaları için Tazminat Davası Nasıl Açılır?

4 Ağustos 2016

Trafik Kazaları için Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Trafik Kazaları için Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Araç sayısının hızla artması ve bunun aksine trafiğe verilen önemin ve gösterilen özenin azalmasına bağlı olarak sık sık trafik kazaları yaşanmaktadır. Bu kazalar sonrasında ölümlü ve yaralanmalı kazalar söz konusu olabilirken aynı zamanda maddi hasarlı kazalardan da söz etmek mümkün olmaktadır. Hukuki alanda da karşılığı bulunan bu kazaların taraflar arasında anlaşmalı bir şekilde sonuçlanabilmesi için de davalar açılabilmektedir. Kaza sonrası oluşan maddi ve manevi her türlü kayıp ve hasar için Trafik Kazalarında Tazminat davası açılarak tarafların adaletli bir şekilde bu sorundan kurtulmaları mümkün oluyor.

Davalar sonucunda hukuki olarak elde edeceğiniz miktarların belirlenmesinde kaza sonrası vefat edenlerle ilgili olarak onların yaşları, ne kadar süre çalıştıkları etkili olmaktadır. Kaza sonrası yaralı olarak kazadan çıkanlar için de hastane giderleri bu tazminat davasının konusu olabilmektedir. Bu sayede yaralı kişiye yapılmış olan tüm tedavi amaçlı giderler tazminatın miktarının belirlenmesinde etkili olabilmektedir. Kaza sonrası Trafik Kazalarında Tazminat almak için dava açmak istenirse öncelikle bu dava aracı kullanan kişi veya aracın ait olduğu kurum tarafından açılabilmektedir. Eğer aracı ruhsat sahibinden farklı biri kullanıyorsa dava aracı kullanan kişiye de ruhsat sahibine de açılabilmektedir.

Trafik kazaları sonrasında taraflar arasında Trafik Kazalarında Tazminat davası açılması söz konusu olursa bu davalarla ilgili zamanaşımı süresi 8 yıl olarak belirlenmiştir. Sadece vefatın bulunmadığı ve yaralı olarak kazadan kurtulan kişilerin söz konusu olduğu kazalarda belirlenen bu süre eğer kazadan ölü olarak çıkmış kişiler bulunuyorsa 15 yıla kadar uzayabilmektedir. Dava açarken yazılacak olan dilekçede davalı ve davacı taraflara ait kimlik bilgileri ile adres bilgisi yer almalı ve gerekli mahkemelere dilekçenin gönderilmesi sağlanmalıdır. Ayrıca dava konusu olan kaza araçların plakalarının da dahil olduğu çok kısa bir şekilde anlatılmalı ve dava aşamasına kadar geçilen süreç kısa bir şekilde özetlenmelidir. Dilekçenin sonunda talep edilenler sonuç ve istem kısmın belirtilerek dilekçe tamamlanmış olur. Avukatlık mesleğini sürdüren avukatlar arasında trafik kazaları ile ilgilenen avukatlar yardımı ile davalar kısa süre içinde sonuçlanabilmektedir.

Tüm Trafik Kazalarında Maddi ve Manevi Tazminat İmkanları

4 Ağustos 2016

Tüm Trafik Kazalarında Maddi ve Manevi Tazminat İmkanları

Gerek dikkatsiz sürücüler gerekse trafik koşullarının elverişsiz olması gibi nedenlerden dolayı her sene ülkemizde binlerce irili ufaklı trafik kazası meydana gelmekte ve bir çok insanı hem maddi hem de manevi olarak büyük zararla içerisine sokmaktadır. Bu nedenle trafik kazasında hatası olmayan kişilerin duruma göre trafik kazası tazminatı almaları mümkün olan bir işlem olmaktadır. Tamamen kazanın türüne ve istenmekte olan tazminatın türüne göre şekillenmekte olan bu işlemler şu şekilde olmaktadır. İlk olarak kaza türüne bağlı olarak ölümlü durumlarda kazazede yakınlarından dolayı doğmakta olan maddi zararları için açılmakta olan maddi ve manevi trafik kazası tazminatı adı altında ele alınmaktadır. Bu gibi durumlarda kazazedenin birinci derece yakınları yanı bakmakla yükümlü olduğu aile bireyler ve kazazedenin yardım ettiği kanıtlanabilmekte olan tüm kişiler yararlanabilmektelerdir. İkinci olarak ise yaralanmalı kazalar sonucunda oluşan tazminat hakkı olmaktadır. Kişinin uğradığı tüm maddi ve manevi zararlar aynı zamanda gelecekte kaz nedeni ile oluşacak olan tüm zararlar hesaplanarak bir tazminat bedelinin belirlendiği bu işlemde kazazede oldukça yüklü tazminatlar alabilmektedir. Trafik kazası tazminatları içerisinde son durum ise maddi hasarlı trafik kazası tazminatı işlemleri olmaktadır. Bu gibi durumlarda kazada hatası bulunmakta olan kişi genel olarak oluşan maddi hasarı ödemekte olduğu için pek mahkeme yoluna başvurulmamaktadır. Ancak bu yapılmaz ise veya kazazede tarafından manevi bir tazminatta talep edilmek istenilir ise yine tüm tazminat işlemleri için ilgili adli kurumlara başvurma hakkı bulunmaktadır.

Tenkis Davası Hakkında Bilgi

4 Ağustos 2016

Tenkis Davası Hakkında Bilgi

Miras konusun hukuka yansıyan taraflarında görülen tenkis davası, tenkise uğradığını iddia eden kişi tarafından açılır. Temelindeki hareket, miras bırakan kişinin vefatıyla beraber hakkına tecavüz edildiğini öne süren kişinin daha fazla hak aldığını belirttiği kişiden davacı olması şeklinde ifade edilebilir.  Daha temiz bir ifadeyle özetlemek gerekirse A kişisinin vefatıyla beraber B ve C kişileri mirasçı konumuna gelir. B kişisi, hakkından daha az miras aldığını düşünür ya da C kişisinin hakkından daha fazla aldığına karar verirse bu konuda dava açabilir. Buradaki A,B,C kavramları tamamen farazi olurken; onları çoğaltabilir veya farklı isimlerle çağırabilirsiniz.

İlerleyiş Aşamaları

Belirli durumların ışığında açılmak istenen tenkis davası, miras bırakacak kişinin vefatına kadar açılamaz; çünkü ortada tenkis olabilecek bir durum doğmamış olur. Kişi, kendisinin tenkise uğradığını düşündüğü takdirde 1 yıla kadar Asliye Hukuk Mahkemesi’ne dava açabilir; bazı durumlarda mevcut süre 10 yıla kadar uzar. Bunun için miras bırakacak kişinin bıraktığı mirasın açıklanması, üzerinden 10 kadar süre geçmesi gerekir. Dava, belirtilen süreler ışığında açılmaz ise kanunen hükmü kalmaz. Bu sebeple, hakkının tecavüze uğradığını düşünen kişinin doğru adımlamalar ile elini çabuk tutması büyük önem taşır.

Tersi Durum?

Açılacak olan tenkis davası, yalnızca mirasçı tarafların birbiri üzerine bağladıkları kararsızlık üzerine değil; aynı zamanda mirasçının üzerine kalan borçlar için de açılabilir. Mirasçı, miras koşullarıyla belirtilen durumu gereceğe dökebilmek için aranan şartlardan kaçabilmek adına tenkis davasında bulunabilir ve borçlandırma yolundan kurtulmanın çalışmasını yapar. Elbette bu mevzuda karara bağlanacak farklı unsurların varlığı dikkate alınır; verilecek olan karar, belirli yetkilendirme işlemleri sonucunda ortaya çıkar. Söylenenler ışığında tenkis davasının farklı şekillendirmeler ile açılabileceği; açılan davanın adli süreçte değişik kararlar ile sonuçlanabileceği görülür.

Arabulucu Avukatı

ARABULUCULUK ARŞİVİNE GÖZ ATIN

Hukuki açıdan yaşadığınız sorunlarınızı ve sorularınıza ön bilgilendirme amaçlı
yazdığımız geniş kapsamlı makale arşivimiz ile sizde arabuluculuk konusuda bilgi edinin..

Tıklayın

İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk

İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk

Arabuluculuk

Mahkemelerdeki iş yükü ve mevcut yoğunluk dolayısı ile davalarda süreç fazlasıyla uzun olabiliyor. Hem iş yükünün azaltılarak, adli süreçlerin daha kısa olmasının sağlanması hem de uyuşmazlıkların daha kısa süre içerisinde çözüme kavuşturulabilmesi hedefi ile Türk hukuk sisteminde ‘Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’ 7.6.2012 tarihli ve 6325 sayılı kanun ile yürürlüğe alındı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’ nde (TBMM) yeni ‘İş Mahkemeleri Kanun Tasarısı’ kabul edilerek, yürürlüğe alındı. Bu yeni kanun ile birlikte 2012’den beri yürürlükte olan arabuluculuk faaliyetleri, zorunlu hale geldi. Daha önce arabuluculuk faaliyetleri için herhangi bir yasal zorunluluk bulunmuyordu ancak yeni İş Mahkemeleri Kanunu ile birlikte iş davalarının açılabilmesi için şart haline getirildi ve zorunlu oldu.

Bireysel ya da toplu iş sözleşmesine veya İş Kanunu’ na bağlı işçi ve işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebi ile açılan dava türlerinde, dava açılmasından evvel arabulucuya başvurulması zorunluluğu bulunuyor.

Zorunlu Arabuluculuk İş Kazalarını Kapsıyor mu?

İş davalarındaki arabuluculuk şartı, İş Mahkemeleri Kanunu’ nun 3, 11 ve 12. Maddelerini kapsamına almaktadır. Bu doğrultuda da iş kazası ya da meslek hastalıkları gibi durumlardan doğan maddi ve manevi tazminat ile ilgili olarak tespit, itiraz ve rücu dava türlerinde, davanın açılmasından evvel, ilk olarak arabulucuya başvurulması zorunluluğu bulunmamaktadır. Bu konulara ilişkin olarak taraflar, doğrudan İş Mahkemesi’ ne başvuru gerçekleştirerek, davayı açabilmektedir.

Arabulucuya Nasıl Başvurulur?

İş davalarının tümünde olduğu gibi arabuluculuk başvurularına ilişkin olarak da önemli koşullar ve hususlar bulunur. Bu huşuların başında da arabulucuya başvuru usulü gelir. Özellikle de arabulucuya başvuruyu yapanın karşı tarafının birden fazla olması durumunda bu kişilerden birisinin ikamet adresinde ya da işin gerçekleştirildiği yerde bulunan arabuluculuk bürosuna başvuru gerçekleştirilmesi gerekir. Eğer bu noktalarda arabulucu bürosu bulunmamakta ise Sulh Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüğü’ ne başvurunun yapılması gerekir. Arabulucu, komisyon başkanlıklarına bildirilmiş olan liste içerisinde büro tarafından belirlenmektedir. Buna karşın söz konusu uyuşmazlığın taraflarını oluşturan işçi ve işveren tarafından liste içerisindeki herhangi bir arabulucu ile ilgili olarak anlaşma sağlanması durumunda, faaliyetler bu arabulucu aracılığı ile gerçekleştirilmek üzere yönlendirilir.

Arabulucu Yetkisi İtirazı

Uyuşmazlıktan dolayı arabulucuya başvurunun gerçekleştirilmesinin ardından karşı taraf için en geç ilk toplantıda olacak şekilde arabuluculuk bürosunun mevcut yetkisine itiraz gerçekleştirebilme hakkına sahiptir. Bu halde arabulucu, söz konusu uyuşmazlık dosyasını doğrudan ilgili Sulh Hukuk Mahkemesi’ ne göndermek üzere büroya teslimini gerçekleştirir. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından harç ödemesi söz konusu olmadan uyuşmazlığa ilişkin arabuluculuk faaliyetlerini yürütecek, arabuluculuk bürosunun yetkilendirmesini dosya incelemesi üzerine gerçekleştirir.

Arabulucu Uyuşmazlık Çözüm Süreleri

Arabuluculuk faaliyetlerine yönelik yapılan başvurularda, görevlendirilen arabulucu tarafından yetkinin alındığı tarihten itibaren 3 hafta içerisinde neticelendirilmesi gerekir. Bu söz konusu 3 haftalık süreç, zorunluluk teşkil eden durumlarda ise arabulucu avukat tarafından en fazla 1 hafta daha uzatılabilmektedir.

İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk
  1. İş Hukukunda Zorunlu Arabuluculuk Arabuluculuk Mahkemelerdeki iş yükü ve mevcut yoğunluk dolayısı ile davalarda süreç fazlasıyla uzun olabiliyor. Hem iş yükünün azaltılarak, adli süreçlerin daha

    Devamı...!

Arabulucu Avukat Ankara
  1. Arabulucu Avukat Ankara Yurt dışındaki başarılı uygulamaları da göz önüne alarak, Arabulucu  Danışmanlar ile; Sistematik Arabuluculuk teknikler uygulayarak, Arabulucu tarafından tarafların birbirlerini anlamalarını sağlayarak, uyuşmazlıkları

    Devamı...!

Trafik Kazaları için Tazminat Davası Nasıl Açılır?
  1. Trafik Kazaları için Tazminat Davası Nasıl Açılır? Araç sayısının hızla artması ve bunun aksine trafiğe verilen önemin ve gösterilen özenin azalmasına bağlı olarak sık sık

    Devamı...!

Tüm Trafik Kazalarında Maddi ve Manevi Tazminat İmkanları
  1. Tüm Trafik Kazalarında Maddi ve Manevi Tazminat İmkanları Gerek dikkatsiz sürücüler gerekse trafik koşullarının elverişsiz olması gibi nedenlerden dolayı her sene ülkemizde binlerce irili ufaklı

    Devamı...!

Tenkis Davası Hakkında Bilgi
  1. Tenkis Davası Hakkında Bilgi Miras konusun hukuka yansıyan taraflarında görülen tenkis davası, tenkise uğradığını iddia eden kişi tarafından açılır. Temelindeki hareket, miras bırakan kişinin vefatıyla

    Devamı...!

İLETİŞİM FORMU

İletişim Formu

https://ilkayuyarkaba.av.tr | Avukat | İş Hukuku Avukatı | Anlaşmalı Boşanma | Tapu İptal Davası | Velayet | Tenkis Davası | Tanıma Tenfiz |